Kapat

Paralel Evren Teorisi Hakkında Bilinmeyenler

Anasayfa
Bilim Paralel Evren Teorisi Hakkında Bilinmeyenler
Bu içeriği değerlendir
[Toplam: 0 oy, Ortalama: 0 puan]

Hugh Everett büyük bir matematikçi ve kuantumcudur ve ortaya daha 1954’lerde attığı paralel evren teorisi sağlam bilgilere dayanmaktadır.
Belki de Naziler diğer bir alemde savaşı kazandılar ve o alem Naziler eliyle yönetiliyor. Dinozorların nesli tükenmedi. Onlar evrimlerini daha yukarı basamaklara çıkarmayı başardılar ve daha da güçlenerek hayatlarına devam ettiler belki de hala da devam ediyorlar. Başka bir alemde adam ırkı 200 yaşına dek yaşıyor olabilir. Aids, kanser ve diğer hayati hastalıklar orada tarihe karıştı. Bunlar size bir bilim kurgu Romanından ya da filminden alınmış hayali kanaatler olarak mı göründü? Hayır. Bunlar kuantum dünyasında bulunan paralel evrenler kuramından alınan kanaatler. Ve dahası bu kuram kuantumcuların artık kabul ettiği bir iş. Günümüzde ismini çok duyduğumuz bu terim 1954 senesinde, Princeton Üniversitesi, doktora talebesi Hugh Everett eliyle ortaya atılmış, aslında uzun seneler öncesine dayanan bir kuramdır.
Paralel Evren Kuramının Bilimsel Açıklaması Nedir?
Kuantum mekaniği gibi karışık bir konuyu anlamak için ciddi bir fizik verisine sahip olmamız onu kavramamız açısından oldukça önemli olduğu halde konuya vakıf olmayan adamlara açıklama yapmak niyetiyle durumu biraz basitleştirmek gerekiyor. Kuantum fiziği atom ve atom altının harekâtlarını inceler. Kuantum çalışmaları atom çekirdeğinin yörüngesinde bulunan elektronların bu yörünge içerisinde benzer yerde olmadığını, bazı zamanlar ayrımlı noktalarda ortaya çıktığını belirleme etti.
Daha önceleri, atom bölünemez diyenleri düşünecek olursak, atomun bölündüğünü ve en ufak madde görüntüsündeki atomunda içinde, atom altı parçacıkları kuarkları oluşturduğunu, bu kuarklarında proton, nötron gibi atom parçacıklarını oluşturduğunu bahsi geçen Kuantum fiziğine daha açık fikirli bakabilmemiz nedeniyle şu şekilde bir anımsamakta yarar var. Biz yine ana konumuza dönelim. Kuantum fiziği atom altı parçacıklarının benzer yörüngeyi takip etmediğini ayrımlı yerlerde gözlemlediğini ayırt etti.
Peki, bu ne demek?
Bu kısaca Bir elektronun yeri hesaplanırken tam anlamıyla nerede olabileceği hesaplanamamaktadır anlamına gelir. Heisenberg Belirsizlik İlkesi Bu durumu tam anlamıyla 1927 senesinde Werner Heisenberg, Belirsizlik Kanunu ismini verdiği bir ilkeyle açıklar. Hugh Everett, Belirsizlik Teorisini bizim dünyamıza uyarlamıştır. Neden mı? Mikrokozmozda olan her şey makrokozmozda da yer alır da o yüzden. Konuyu biraz daha toparlarsak şayet, Hugh Everett kısaca şu sonucu çıkarmıştır: Atom altı düzeylerinde gözlemlenebilen elektronların hareket biçimi, yani diğer diğer yerlerde görünebilmesi mümkünse ve alemin en ufak maddesiyle en büyük maddesi arasında bir paralellik kesinlikle varsa, neden paralel evrenler veya diğer bir deyişle alternatif alemler olmasın?
Böylesi şaşırtıcı ve ekstrem bir fikir 1954 senelerinde kuşkusuz çok büyük refleks çekti. Özellikle dönemin bilim insanlarının başını çeken Niels Bohr, Hugh Everett’ın bu fikrini absürt ve hayal ürünü olarak addetti.
Hugh Everett bu kuramında fazla ısrarcı olamismi ancak veri tohumu yeryüzüne, o zaman yaşayan bilim insanlarının ve daha sonra yaşayacak bilim insanı namzetlerinin dimağına atılmıştı artık.
Einstein görecelik kuramıyla bu kuramının temelini güçlendirmeye başladı. Uzayın zamanı büktüğü Einstein eliyle matematiksel olarak ispatlandığı gibi günümüzde uydu yörüngelerinin saptığı ve bu sapmayla uzayın zamanı büktüğü bir kez daha ispatlanmış oldu. Bu kaymalar zamanın alternatif yani diğer bir deyişle paralel evrenleri gösteriyordu.
Zaman bizim alemimizde şimdi denilen bölümü yaşarken diğer alemlerde çoktan yaşanıp bitmiş ya da henüz yaşanmamış bir gelecekte duruyor olabilir miydi?
Bu durum her şeyin kuramı diye adlandırılan kısaca M kuramı şeklinde de bilinen bir hipotezle daha anlaşılır kılındı. M kuramı yani daha bilinen ismiyle Sicim kuramı 11 boyutlu alemi anlatır.
Bu boyutlar bizim bakışımızla görünemeyebilir ama rezonans alanlarla titreşen bu alanlar adam gözüyle seçilemiyor olsa da adamdan daha ufak varlıklar için mesela bir plankton ya da minik bir böcek türü için üzerinde yol alınan, sağa sola dönülen ve bu anlamda bir boyutu olan alanlardır. Bu biçimiyle yalnız o varlıkların düzeyine inebilir veya gerekli ekipmanlarla gözlemleyebilirsek bu alanları algılayabiliriz.
Bu mihvalde, M kuramı metafizik ve parapsikoloji alanlarınca incelenen bir kuram olduğu unutulmamalıdır. Bu tezle paralel evrenlerin metafizik bir kurgu olduğu sonucunu çıkarmak çok büyük talihsizlik olacaktır. Şu an tam anlamıyla deneysel platformda ispat edemediğimiz şeylerin olmadığını düşünmek yanlıştır. Nedenine gelince, az evvel verdiğimiz rezonans alanında bizden ufak bir varlığın, bizim göremediğimiz alanda yaşadığını, yürüdüğünü, o alanın aslında bir boyutu olduğunu ve onun düzeyine inebildiğimiz takdirde o alanı algılayabileceğimizi hatırlatalım ve gerekli platformda yapılabilecek gözlemlerin de bazı durumlarda yanıltıcı olabileceğini zira gözlemlenen her şeyin net netice vermediği çift yarık deneyini hatırlayalım.
Bu kuramlar ve fizik verisini gündelik yaşama taşıyabilir miyiz?
Karmaşık fizik kuramlarını gündelik yaşama adapte edebilmek ve paralel evrenleri veya diğer ismiyle alternatif alemleri anlayabilmek kuşkusuz mümkün olabilir.
Gündelik Hayatta Paralel Evren
Günlük yaşamınızda her zaman yaptığınız gibi işten eve şirket servisiyle dönmek yerine o gün işleriniz uzadı ve servise yetişemediniz. Bu nedenle metroyu kullanmak zorunda kaldınız. Servis aracı kaza yaptı ve çoğu arkadaşınız yaralandı. Oysa siz metroda eski bir okul arkadaşınızı gördünüz. Arkadaşınız büyük bir şirketin idareci pozisyonunda çalışıyor ve bütün da size makul bir pozisyonda bir personele acilen muhtaç duyulduğunu ifade ediyor. Parası ve çalışma şartları şu an çalıştığınız şirketten çok daha iyi. Üstelik önünüz açık. Kariyer hedeflerinize çok daha süratli ve emin adımlarla varma ihtimaliniz şimdi olduğunuz şirkete nazaran daha yüksek. Bu tesadüf vasıtası ile yaşamınız diğer bir alternatif yol çizdi ve siz kendinize diğer bir gerçeklik yarattınız. İşte paralel evren dediğimiz şey vereceğiniz kararların ve atacağınız her adımın yarattığı sonsuz bir ihtimaller dünyasıdır.
Yaşadığımız alemde hiç deneyim etmediğimiz diğer kararlarla ve seçimlerle diğer diğer alemlere ismim atmış olabileceğinizi hiç düşündünüz mü?
Dejavular Paralel Evrenlerden Gelen Mesajlar mı?
Yaptığımız her davranış, ifade ettiğimiz her cümle, attığımız her ismim ayrımlı gerçeklikler yaratabiliyorsa şayet, ben dediğim şu varlık o alemlerde ne yapıyor? Hangi aldığı karar ona hangi kapıları açtı ya da o kapıları yüzüne kapattı? Keşke böyle yapmasaydım dediğiniz zaman, o şeyi yapmadığınız diğer bir gerçeklikte şimdi ne yapıyorsunuz? Aklımıza bir anda gelen ‘Ah! Ben bu anı daha önce yaşamıştım’’ kanaati gerçekten neyi söylüyor? Çok kolay. Daha önce de yaşadığımızı sandığımız o an, aslında diğer bir gerçeklikte, paralel evrende verdiğimiz veya vermediğimiz bir kararın yansımasıdır. İronik olan neye karar verirseniz verin veya vermeyin hayat sizi yine şu an bulunduğunuz noktaya getirecektir. Şahane hatalar isimli yazarı, Heather Mcelhatton olan kitap, sanıyoruz verilen örnek için harika bir seçenek olacaktır. Filmler, Belgeseller ve Diziler Dünyasında Paralel Evrenler Paralel alem konusu bu kadar yaygın olur da sinema ve dizi dünyasında işlenmez olur mu hiç? Elbette mantıktan kopan film veya dizilerde olabileceği gibi, paralel evren teorisine sıkıca bağlı, ciddi senaryolara haiz, alt metni güçlü işlenmiş, ve ile ilgili oldukça araştırma yapılmış, sorumlu yönetmen örnekleriyle meydana getirilmiş film ve diziler bulabileceğimiz gibi, internet dünyasında birçok belgesel bulabilirsiniz.
Bunlara kısaca örnek verirsek, Amerikan, Bad robot firması yapımı, Fringe TV dizisi, Yönetmenliğini James Wart Byrkit yaptığı, 2014 , Amerikan yapımı Coherence, 1998 yapımı, baş rolünde Gwyneth Paltrow’un oynismiğı Sliding doors( Rastlantının böylesi,) 2011 yapımı Another earth, Jake Gyllenhaal’in başrolünde oynadığı Source Code( Yaşam şifresi), 2 004 yapımı, Ashton Kutcher’ın rol aldığı kelebek etkisi, 2001 yapımı Donnie Darko, sayılabilir. Listeyi çok daha uzatmak mümkün ama internette herhangi bir arama motorunda paralel evrenler hakkında filmler veya diziler yazıldığında birçok kaynağa erişebileceğiniz ve bu yazının ana konusu dizi ve filmeler olmadığı için şimdilik bu kadarını örnek veriyoruzç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Yazılar

DAHA FAZLA GÖSTER

VÜCUT KİTLE İNDEKSİ

ft
in
lbs
cm
kg