Kapat

Dünya Dışından Gelen Yaşam-Panspermia Teorisi

Anasayfa
Bilim Dünya Dışından Gelen Yaşam-Panspermia Teorisi
Bu içeriği değerlendir
[Toplam: 0 oy, Ortalama: 0 puan]

Canlılığın başlangıcı, yayılımı ve çeşitlenmesi doğrultusunda araştırılanlar bilhassa de kuramsal biyolojinin en problemli kısımlarından biri haline gelmiştir. Ilmi dünyada kabul kabul eden, desteklenen ve üstünde çalışılan pek oldukca görüşün yanı sıra; çok dikkat cazibeli ve hem ispatında aynı zamanda çürütülmesinde sıkıntılar yaratan görüşler bulunmaktadır. Asla şüphesiz bu görüşlerin en dikkat çekenlerinden biri de Panspermia Teorisi olmaktadır.
Panspermia Nelerdir?
Temelde teorinin savunduğu ve öne sürdüğü mantıksal yaklaşım tekrar teorinin isminde gizlidir. Antik Yunan dili Grekçe pan = tüm-bütün / sperma = tohum anlamına gelmektedir. Isminde geçen tüm tohumlar ifadesi de aslına bakarsak teorinin kapsamının bir özeti haline gelmiştir. Basitçe anlatım etmek gerekirse pansperima teorisi; yaşama dair tüm tohum ve sporların tüm evrene yayılmış şekilde bulunduğunu ve kainat içinde asteroid meteroid vb. şekillerle dağıtılabileceğini ileri sürmektedir. Aynı varsayımdan yola çıkarak Dünya’daki hayatın da başka bir gezegenden bahsedilen tohum ve sporlar vesilesiyle ortaya çıkmış olduğu savunulmaktadır.Panspermia’ya Dair İlk Görüşler
Canlılığın ve hayatın evrende dağınık şekilde bulunan tohum/sporlardan başladığını ve yayıldığını ileri devam eden görüşün ilk savunucusu çok eski bir tarihe dayanmaktadır. MÖ 5. yüzyılda yaşamış düşünür Anaksagoras bu fikrin ilk savunucusu olarak gösterilebilmektedir. Anaksagoras, başlarda tüm evrende kaos halinde yayımış olan tohumların bir aşamada düzene girdiğini ve bu intizam sonunda canlı/cansız varlıkları oluşturduğunu ileri devam etmiştir.
Tarih 18. yy’a dayandığında ise görüşe dair fikirlerini ileri devam eden felsefeci Maillet, evrene dağılan tohumlarda oluşan hayatı onaylarken buna ayrıca, Dünya’da mevcud canlıların başlarda yeryüzünü kaplamış şekilde bulunan bir su kütlesinden oluştuğunu ileri devam etmiştir.
Teoriyi ilmi anlamda dikkat cazibeli hale getiren ilk emek verme ise İsveçli bilim insanı Berzelius’un, Fransa (Alais bölgesi) içinde bulmuş olduğu bir meteoriti incelediğinde çok dikkat cazibeli bir gerçeklikle karşılaşmıştır. Meteorit üstünde bulunan karmaşa (komplex) yapılı naturel bileşiklerin, Dünya üstündeki toprakta bulunan humusun yapısındaki naturel bileşiklerin yapısına çok benzer bulunduğunu ayrım ederek, hayatın aslına bakarsak feza temelli bulunduğunu ilk kere ilmi anlamda öne devam etmiştir. Daha sonra ise William Thomson Kelvin, Hermann von Hermholtz, Sir Fred Hoyle ve Chandra Wickramasinghe benzer biçimde bilim adamları, kuram üstünde ciddi emek harcamalar yapmış ve daha aktüel bilgilerle de desteklemişlerdir.
Panspermia Teorisinin Sistematiği
Panspermia teorisinin kapsamı pek oldukca alt başlığa ayrılabilecek iken, Panspermianın sistematiğini temelde 2 ana antet altında toplamak mümkündür. Bu sayede hem Panspermia teorisinin mekanizmasını idrak etmek kolaylaşabilmekte aynı zamanda alt başlıklara ayırabilme ve araştırma noktasında huzur sağlanabilmektedir.
1- Galaksiler Arası Geçiş: İçinde bulunduğumuz ebedi kainat milyarlarca değişik star sistemlerinden oluşmaktadır ve bahsedilecek olan ilk ana antet, mevcud canlılık aktarımının bu değişik star sistemleri içinde bulunduğunu ileri sürmektedir. Star sistemleri arasındaki geçişin yalnızca dev kuyruklu yıldızlar veya meteorlar benzer biçimde büyük gökcisimleri aracılığı ile sağlanabileceğini ileri devam eden dizgesel, kabul kabul eden ilk ana antet olarak kabul edilebilmektedir.2- Gezegenler Arası Geçiş: İlk ana antet daha büyük kapsamda bir geçiş aşamasından bahsederken ikinci ana antet aktarımı aynı sistem içinde inceler. Öteki bir deyişle; ilk başlıkta değişik star sistemleri içinde kocaman gök cisileri…

Kaynak:https://www.bilgiustam.com/dunya-disindan-gelen-yasam-panspermia-teorisi/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VÜCUT KİTLE İNDEKSİ

ft
in
lbs
cm
kg